
17. yüzyılda seyahat eden Venedikli tüccarlar, kahveyi Avrupa'ya götürür ve "Türk kahvesi" olarak tanıtır. Türk kahvesi 1670'li yıllarda Fransa başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde sevilmeye ve tüketilmeye başlar. Günümüzde Türk kahvesi neredeyse espresso ile en çok tüketilen kahve çeşitlerinden birisidir. Türk kahvesi 2013 yılında UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne de girmiştir.
Türk kahvesi fincanı 60 ila 120 ml arası değişen hacimlere sahiptir ve genellikle porselen olması tercih edilir. Daha büyük fincan yapılmamasının nedeni ise lezzetini muhafaza edebilmektir.
LEZZETİNİN ÖMRÜNÜ UZATIYORMUŞ
Küçük fincanlar, kahvenin sıcaklığını daha uzun süre korur ve telvenin dibe çökmesine zaman tanımak için tercih edilir. İnce cidarlı fincanlar, içecekten daha az ısı emecekleri için kahveyi daha yavaş soğutur ve böylelikle daha uzun sıcak kalır.
Bir diğer nedeni ise kahvenin köpüğünü korumaktır. Kahvenin köpük oranı ne kadar sıcak kalacağı ile de bağlantılıdır. Türk kahvesinin köpüğü ne kadar çok ise o kadar uzun süre sıcak kalır.